Medyada gittikçe daha fazla sayıda ‘özel’ fotoğraf, doğru zamanda doğru yerde olan sıradan insanlar tarafından çekiliyor.

Yangın ya da sel felaketi fotoğrafları, anında videoya çekilen saldırı olayları ya da polis tarafından yapılan tutuklamalar… Artık medyada gittikçe daha fazla sayıda “özel” fotoğraf, doğru zamanda doğru yerde olan sıradan insanlar tarafından çekiliyor.

Nouvel Obs’un görsel sorumlularından Aurélien Viers, sokaktaki adamın çekip gönderdiği fotoğraf sayısının her geçen gün arttığını kaydediyor; bu yeni trendi sağlayan unsur ise, performansı sürekli olarak gelişen akıllı telefonların daha kaliteli video ve fotoğraf çekim olanakları sunmaları ve sosyal ağların da hızla gelişmesi.

Medya kuruluşlarının büyük bir bölümü ortaya çıkan bu yeni tablodan en iyi şekilde yararlanma peşinde. Nitekim Fransız BFM TV son birkaç yıldır “Témoins” (Şahitler) adlı bir uygulama başlatmış durumda. TV kanalının haber müdürü Hervé Beroud, sistemin çok iyi çalıştığını, bu şekilde özellikle de doğal afetler sırasında onlarca video alabildiklerini söylüyor.

Öte yandan, yalnızca televizyonlar değil yazılı medya tarafında da, gittikçe artan sayıda kuruluş, web’de fotoğraf ya da videolarla zenginleştirilmiş alanlar oluşturuyor. Bu uygulamanın öncüsü ise 2006 yılında iReport’u hayata geçirmiş olan CNN kanalı.

Sokaktaki insanın görsel malzemeleri ve bilgileri sağlayarak haber hazırlık sürecinin bir parçasına dönüştüğü bu katılımcı gazetecilik modeli, medya sektörü açısından müthiş bir gelişme olarak yorumlanıyor. Böylece parasız ya da yarı parasız, özellikle yerel çapta daha fazla içerik elde edilmiş oluyor. Bu durumda da, yerel ve küçük çaplı olaylara muhabir gönderme ya da olayın fotoğrafını satın almak için ajanslara para ödeme zorunluluğu ortadan kalkmış oluyor. Uzmanlara göre, bu durum medya organıyla okurları arasındaki ilişkileri de dönüştürüyor; bu şekilde okur kendisini daha fazla dahil olmuş hissederken, pazarlama açısından da daha pozitif bir ortam yaratılmış oluyor.

Aslında geleneksel medya kuruluşları, bu tür inisiyatifleri hızla artıran internetin devlerinin gerisine düşmemek amacıyla biraz da zorla bu akımı izlemek zorunda kaldılar. Herkesin kendi TV yayınını oluşturabildiği, Twitter’ın satın aldığı Periscope şimdiden 10 milyonu aşkın kullanıcıya ulaştı. Facebook ise video yayını ve doğrudan yorum olanağı sunan Live uygulaması için yeni işlevler gündeme getirdi.

Bununla birlikte, bu yeni trendde gazeteler ve TV kanallarının bir miktar dikkatli olması da gerekiyor. Gelen haber ve görsel malzemelerin doğruluğunu iyi denetlemek şart; aksi takdirde saygınlığın ve inandırıcılığın zedelenmesi söz konusu. Nitekim 2008 yılında CNN’in iReport sitesinde, Steve Jobs’un kalp krizi geçirdiğine dair yayınlanan yalan haber Apple’da ciddi bir çalkantıya ve Amerikan sermaye piyasaları kurulunun konuyu mercek altına almasına yol açmıştı.

Kaynak: Fortune Türkiye