Gazeteciler haber yaparken mahremiyet yasalarını göz önünde bulundurmalıdır. Bu yasalar kişilerin, özel hayatlarıyla ilgili bilgilerin yayımlanmasını önleme ve bu durumda harekete geçmesini sağlar. Bu bilgiler yayınlanmadan önce “Kamu yararı var mı?” sorusu sorulmalıdır.

Özel hayatın gizliliği

“Kamu yararı var mı?” sorusu her gazetecinin bir kimsenin kişisel bilgilerini yayınlamadan önce sorması gereken sorudur. Çünkü bir konu hakkındaki bilgi ne kadar özel ve derinse, kamu yararını gerekçelendirmek o kadar önemli olacaktır. Pek çok insan bir konu hakkında sonradan tazminat almak yerine, haber konusu olmamayı daha çok önemser.

Burada, mahremiyetle ilgili hukuki konular hakkında gazetecilere kısa bir anlatı sunulmaktadır. Bu anlatı konuyla ilgili kapsayıcı hukuki bilgiler içermediği için karar vermede kullanılmamalıdır. BBC gazetecileri her zaman BBC hukuk ekibinin tavsiyelerine başvurmalıdır.

Kabaca, mahremiyet alanındaki yasalar kişilerin,  kamu yararı olmayan durumlarda özel hayatlarıyla ilgili bilgilerin yayımlanmasını önleme ve bu durumda harekete geçmesini sağlamakla ilgilidir.

Elbette kamu yararı olan durumlarla olmayan durumlar aynı değildir.

Basit bir ifadeyle, mahkemeler bir kişinin özel ve aile yaşantısında mahremiyet hakkı ile medyanın ifade özgürlüğü arasında bir denge kurar. Bu, 1998 yılında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Britanya yasalarına dahil edilmesiyle oluşan hukuk alanıdır.

Mahremiyet yasası

Mahremiyetle ilgili yasalar, bir kişinin kişisel veya cinsel hayatı, sağlığı, ekonomik durumu ile ilgili bilgileri içeren haberlerin yapılması veya kendisinden izin almaksızın evinde filme çekilmesi gibi durumlarda söz konusu olabilir. Bazen bu bir kişinin kamuya ait yerlerde örneğin bir cenazede görünmesiyle bile ilgili olabilir.

Mahremiyet beklentisi

Buradaki ilk mesele,  kişinin bu bilgiyle ilgili mahremiyet beklentisinin makul olup olmamasıdır. Burada kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: Yapmayı düşündüğünüz haberdeki bilgi yayımlandığı takdirde ne hissedersiniz?

Bu alan önemsiz konuları içermez. Genel olarak, bir bilgi hali hazırda kamu tarafından biliniyorsa özel değildir.

Kamu yararı

Mahkeme bir kişinin bir bilgiye veya duruma dair mahremiyet beklentisinin makul olduğuna karar verirse, burada bundan daha önemli bir kamu yararı olup olmadığına bakar. Genel olarak bu, konunun kamu açısından önemli olup olmadığıyla ilgilidir.

Kamu yararının bulunduğu durumlara, bir suçu ortaya çıkarmak, kamu sağlığını korumak veya kurumların yanıltıcı iddialarını teşhir etmek örnek olarak verilebilir.

Mahremiyetin ihlali

Yasalar kişilere özel hayatları ihlal edildiği takdirde mahkemeye gitme ve gerekirse tazminat alma olanağı sunar. Tazminat için ödenen miktar onur kırıcı fiiller ve hakaret davaları için ödenen miktardan az olabilir. Son zamanlarda ödenen en yüksek miktar 60.000 sterlin olmuştur. Genellikle mahkeme masrafları alınan tazminattan daha yüksek olur ve kaybeden tarafça ödenir.

Kısıtlama kararları

Bazı kişiler için mahkemelerin koyduğu kısıtlama veya ihtiyat kararları da mahremiyetlerini korumak için önemli bir yol olarak görülür; çünkü bir bilgi açığa çıktıktan sonra onu tekrar özel kılmak zordur. Dolayısıyla, insanlar daha sonra tazminat almak yerine bir bilginin ortaya çıkmamasını tercih eder.

Mahremiyetle ilgili olarak mahkemelerce alınan ihtiyat kararları özel bilgilerin yayımlanmasını engeller. Bunlar genellikle bir konuyla ilgili yayın başlamadan hemen önce acil bir şekilde, mahkemenin bütün argümanları dinlemeye vakti olmadığı durumlarda alınır.

Sonuç olarak, mahkeme, dava görülene kadar,  ‘geçici ihtiyat kararı’ almış olur.

Geçici ve süper ihtiyat kararları

Bir kişi geçici ihtiyat kararı için başvurduğunda, mahkeme ihtiyat kararı almaya çalışan kişinin duruşmadaki başarı derecesini gözden geçirir, yani mahkeme yukarıda tartışılan temel konular dahilinde karar vermiş olur.

Bazen, bir ihtiyat kararının sebebini ortadan kaldırmamak için mahkeme ihtiyat kararını kimin çıkardığı konusunda medyanın haber yapamayacağına karar verir (o zaman kişinin ismi yerine harfler yazıldığını görürsünüz). Daha ender durumlarda, mahkeme medyanın bir ihtiyat kararı alındığını bile haber yapmasına izin vermeyebilir. Bu durumlara süper ihtiyat kararı adı verilir.

KAYNAK: BBC AKADEMİSİ GAZETECİLİK OKULU